Muris Muvazaası, Denkleştirme Ve Tenkis
Miras hukuku, miras bırakanın (murisin) kendi malvarlığı üzerindeki tasarruf özgürlüğü ile yasal mirasçıların korunması gereken hakları arasında bir denge kurmaya çalışır. Ancak muris sağlığında yaptığı mal devirleriyle bu dengeyi bozduğunda, mirasçılar için hak arama süreci başlar.
Bu tür ihlallere karşı başvurulabilecek üç temel müessese vardır: Muris Muvazaası (Mirastan Mal Kaçırma), Mirasta Denkleştirme ve Tenkis. Temel amaçları adaleti sağlamak olsa da, hukuki nitelikleri ve dayandıkları yasa maddeleri birbirlerinden tamamen farklıdır.
1. MURİS MUVAZAASI (MİRASTAN MAL KAÇIRMA)
Basit bir anlatımla "mirastan mal kaçırma" olarak bilinen muris muvazaası, miras bırakanın aslında "bağışlamak" istediği bir tapulu taşınmazı, tapuda "satış" veya "ölünceye kadar bakma sözleşmesi" gibi göstererek devretmesidir.
Muris muvazaası Türk Medeni Kanunu'nda açıkça düzenlenen bir kurum değildir. Temelini Borçlar Kanunu'ndaki genel "muvazaa" (danışıklı işlem) hükümlerinden ve Yargıtay içtihatlarından alır. Bu konudaki en önemli hukuki dayanak, adeta kanun hükmünde olan 01.04.1974 tarihli ve 1/2 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'dır. Bu karar, miras hukuku için bir devrim niteliğindedir. Karara göre; miras bırakan, mirasçılarından mal kaçırmak amacıyla gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapu memuru önünde satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi olarak gösterip devrederse ortada çifte geçersizlik vardır:
-Görünürdeki işlem (Satış): Tarafların gerçek iradesini yansıtmadığı için (muvazaa nedeniyle) kesin olarak hükümsüzdür.
-Gizli işlem (Bağışlama): Tarafların gerçek iradesine uygun olsa da, tapuda resmi memur önünde yapılmadığı (şekil şartına uyulmadığı) için geçersizdir.
Bu Kararın Mirasçılara Sağladığı 3 Büyük Avantaj bulunmakatadır.
-Tanıkla İspat Kolaylığı: Normal şartlarda tapulu bir işlemin sahteliği ancak yazılı belge ile ispatlanabilir. Ancak bu İBK, dava açan mirasçıların miras bırakana karşı "üçüncü kişi" konumunda olduğunu kabul eder. Bu sayede mirasçılar, muvazaa iddialarını senet (yazılı belge) zorunluluğu olmadan tanık dahil her türlü delille ispatlayabilirler.
-Süre Sınırının Olmaması: İşlem baştan itibaren batıl (geçersiz) sayıldığı için bu dava hiçbir zamanaşımı veya hak düşürücü süreye tabi değildir. Taşınmaz devredildikten 40 yıl sonra bile açılabilir.
-Sınırlandırma (Önemli İstisna): 1974 tarihli İBK, sadece tapuya kayıtlı taşınmazların devrinde uygulanır. Tapusuz taşınmazlar, araç devri, bankadaki paranın veya şirket hisselerinin devri bu kararın kapsamına girmez. Bu durumlarda şartları varsa tenkis talep edilebilir.
Amaç: Görünürdeki bu sahte (muvazaalı) işlemi geçersiz kılarak, kaçırılan malın terekeye (mirasa) dönmesini veya miras payı oranında tapunun iptalini sağlamaktır.
Kimler Dava Açabilir: Saklı payı olsun ya da olmasın, miras hakkı çiğnenen her mirasçı bu davayı açabilir.
Kimlere Dava Açılabilir: Muvazalı işlemle lehine kazandırma yapılan mirasçı ya da üçüncü kişilere
Zamanaşımı: Muvazaa iddialarında herhangi bir zamanaşımı süresi yoktur. Dava her zaman açılabilir.
İspat: Muvazaada davacı her türlü delil ve fiili karine ile durumu ispatlayabilir.
Yetkili Mahkeme: Taşınmazın bulunduğu yer mahkemesidir.
2. MİRASTA DENKLEŞTİRME (4721 sayılı TMK Madde 669-675)
Mirasta denkleştirme (iade), miras bırakanın sağlığında yasal mirasçılarına miras paylarına mahsuben (avans olarak) yaptığı karşılıksız kazandırmaların, ölümünden sonra miras havuzuna (terekeye) geri döndürülerek adaletin sağlanmasıdır.
4721 sayılı TMK Madde 669 "Yasal mirasçılar, mirasbırakandan miras paylarına mahsuben elde ettikleri sağlararası karşılıksız kazandırmaları, denkleştirmeyi sağlamak için terekeye geri vermekle birbirlerine karşı yükümlüdürler."
Kanun koyucu, altsoy (çocuklar ve torunlar) ile diğer mirasçılar arasında ispat yükü açısından önemli bir ayrım yapmıştır:
-Altsoy İçin Karine (TMK 669/2): Murisin çocuklarına verdiği kuruluş sermayesi, çeyiz veya malvarlığı devirleri (örneğin bir ev alması veya düğün masraflarını karşılaması) kural olarak denkleştirmeye tabidir. Eğer davalı çocuk bu malın kendisine "fazladan ve şartsız" verildiğini iddia ediyorsa, murisin bu yöndeki açık iradesini kendisi ispat etmek zorundadır.
-Diğer Mirasçılar İçin Kural: Altsoy dışındaki yasal mirasçılara (örneğin kardeşe) yapılan bağışların iadeye tabi olması için, miras bırakanın işlemi yaparken bunun "miras payına mahsuben" olduğunu açıkça belirtmiş olması gerekir. İspat yükü davacıdadır.
Amaç: Miras bırakanın sağlığında yaptığı kazandırmalar nedeniyle yasal mirasçılar arasında bozulan eşitliği tekrar kurmaktır.
Kapsam: Sadece murisin sağlığında (hayattayken) yaptığı kazandırmaları kapsar. Vasiyetname gibi ölüme bağlı tasarruflar bu davanın konusu olmaz.
Kimler Dava Açabilir: Saklı paylı olsun olmasın miras hakkı çiğnenen her mirasçı
Kimlere Dava Açılablir: Kazandırmayı almış olan diğer bir yasal mirasçı
İspat: Davacı kazandırmanın iadeye tabi olduğuna dair muris iradesini ispat yükü altındadır. Ancak altsoya (çocuklara) yapılan kazandırmalarda iade edilmeyeceği kural olarak davalı tarafından ispatlanmalıdır.
Zamanaşımı: Miras paylaşımı (taksim) yapılana kadar her zaman istenebilir. Taksimden sonra ise 10 yıllık zamanaşımı süresine tabidir.
Yetkili Mahkeme: Miras bırakanın son ikametgâhı mahkemesidir.
3. TENKİS DAVASI (4721 sayılı TMK Madde 560-571)
Tenkis, miras bırakanın tasarruf özgürlüğünün mutlak olmadığını, kanunun özel olarak koruduğu "saklı paylı mirasçıların" haklarını ihlal edemeyeceğini gösteren emredici bir kurumdur. Miras bırakan, malvarlığı üzerinde dilediği gibi tasarruf edebilir ancak kanun, bazı yakın akrabaların (altsoy, anne-baba ve eş) "saklı paylarını" koruma altına almıştır. Miras bırakanın bu saklı payları ihlal eden tasarruflarının yasal sınıra çekilmesi işlemine tenkis denir.
4721 sayılı TMK Madde 560 vd. Miras bırakan dilediği gibi bağış veya vasiyetname yapabilir, ancak bu tasarruflar kanunda belirtilen sınırları aşmamalıdır. Saklı paylı mirasçılar; altsoy (çocuklar, torunlar), anne-baba ve sağ kalan eştir. (Not: Kardeşlerin saklı payı 2007 yılında kaldırılmıştır.)
Kapsamı ve Şartları (4721 sayılı TMK 565): Tenkis davası sadece vasiyetnamelere karşı açılmaz. TMK 565. maddeye göre murisin sağlığında yaptığı şu kazandırmalar da tenkise (indirmeye) tabidir:
-Mirasbırakanın ölümünden önceki son 1 yıl içinde yaptığı olağanın dışındaki bağışlamalar.
-Mirasbırakanın, saklı pay kurallarını etkisiz kılmak amacıyla (kastıyla) yaptığı açık olan kazandırmalar (süre sınırı olmaksızın).
Hesaplama ve Süre (4721 sayılı TMK 571): Tenkis, muvazaa gibi "işlemin iptali" davası değildir; fazla verilen kısmın yasal sınıra "indirilmesi" işlemidir. Davacı saklı payının ihlal edildiğini matematiksel olarak kanıtlamalıdır. Bu da mahkeme tarafından atanan uzman bilirkişilerin terekenin "net (safi) değerini" hesaplamasıyla bulunur.
Süreler çok kesindir: Mirasçılar saklı paylarının zedelendiğini öğrendikleri tarihten itibaren 1 yıl ve her hâlde vasiyetnamelerde açılma tarihinin, diğer tasarruflarda ölüm tarihinin üzerinden 10 yıl geçmekle tenkis davası açma haklarını kaybederler (Hak düşürücü süre).
Amaç: Murisin tasarruf oranını aşarak ihlal ettiği saklı payları korumak ve yapılan kazandırmayı yasal sınıra indirmektir.
Kapsam: Hem sağlığında yaptığı kazandırmalar hem de vasiyetname gibi ölüme bağlı tasarruflar tenkise konu olabilir.
Kimler Dava Açabilir: Sadece saklı paylı mirasçılar (çocuklar, torunlar, anne, baba ve sağ kalan eş) açabilir.
Kimlere Dava Açılablir: Kazandırmayı almış olan mirasçı ve ya üçüncü kişilere
İspat: Tenkiste ise saklı payın ihlal edilip edilmediği mahkemece yapılacak teknik hesaplamalarla ortaya çıkar.
Zamanaşımı: Mirasçılar saklı paylarının zedelendiğini öğrendikleri tarihten itibaren 1 yıl ve her hâlde vasiyetnamelerde açılma tarihinin, diğer tasarruflarda ölüm tarihinin üzerinden 10 yıl geçmekle tenkis davası açma haklarını kaybederler Süreler hak düşürücüdür.
Yetkili Mahkeme: Miras bırakanın son ikametgâhı mahkemesidir.
Karşılaştığınız duruma göre strateji belirlemek hayati önem taşımaktadır
Muris, evini bir çocuğuna tapuda "satış" göstererek ama aslında para almadan devrettiyse, süreç Muris Muvazaasına girer. İBK 1974'e göre tapunun iptalini her zaman ve tanıkla ispatlayarak isteyebilirsiniz.
Muris, sağlığında çocuklarından birine iş kurması için yüklü bir nakit parayı "bağış" olarak verdiyse, tapu işlemi olmadığı için muvazaa olmaz; diğer çocuklar Denkleştirme davası açarak paranın miras paylarından düşülmesini isteyebilir.
Muris, tüm malvarlığını bir vakfa vasiyetname ile bıraktıysa veya ölmeden önceki son yıl içinde üçüncü bir kişiye resmen bağışladıysa, saklı payı zedelenen mirasçılar Tenkis davası açarak yasal paylarını talep etmelidir.